Özgür Özel yol haritasına dair beklene açıklamayı yaptı: 'Cumhurbaşkanı adayımızı belirleme sürecinin ilk günündeyiz'

CHP lideri Özgür Özel partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Bolu'da Kartalkaya otel yangını faciasına ilişkin iktidara eleştiride bulunan Özel "O gün, başka bir partinin sözcüsü olarak seçimlere girip eleştirdiği partinin saflarına katılan kişinin rozet töreni yapıldı. Bir partinin kongresinin, bir milletin yasının önüne geçtiğini izledik" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmasının satır başları şu şekilde:

"Grup toplantımızı onurlandıran örgütümüz, misafirlerimiz, televizyonları başında bizleri izleyenler, radyolarından dinleyenler, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Zor günlerdeyiz, ağır şartlar altındayız. Acıların içinde her türlü kötülüğün muhatabı ve her an gelebilecek yeni kötü haberlerin arifesinde bu ülkenin direncini kırmak isteyenlere bizi susturmaya, sindirmeye, millete diz çöktürmeye çalışanlara inat Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisi."

'BİR PARTİNİN KONGRESİNİN, BİR MİLLETİN YASININ ÖNÜNE GEÇTİĞİNİ İZLEDİK'

Açıklamasında Bolu'da 78 kişinin öldüğü yangına değinen Özel "Hiç şüphe yok ki; yaşanan tüm sıkıntılara, baskılara, yargı tacizine karşı geçen hafta bu saatlerde "Haydi başlıyoruz" diyerek bir başlangıç anlatacaktık ama yaşanan facia nedeniyle iptal etmek zorunda kaldık. Bolu'ya gittik, olması gerekenleri ilgili yerlere yönlendirdik. Rakamın 70'in üzerinde olduğunu biliyorduk ama bunu bilenlere dedik ki 'Yetkililer açıklasın, spekülasyon olmasın.' Ben 'Açıklayacaklar' dedikten saatler sonra açıkladılar. Rakamın 78 olduğunu öğrendik, 36'sı çocuktu. O gün, başka bir partinin sözcüsü olarak seçimlere girip eleştirdiği partinin saflarına katılan kişinin rozet töreni yapıldı. Bir partinin kongresinin, bir milletin yasının önüne geçtiğini izledik" diye konuştu.

'GERÇEK AKP BELEDİYESİ'NİN 12 YIL O OTELİ DENETLEMEMİŞ OLMASIDIR'

Özel şöyle devam etti:

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sorumlular kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, görevi, makamı, mevkii ne olursa olsun, kimin nesi olursa olsun hakkaniyetli, şeffaf bir soruşturma yürütülerek cezalandırılmasına taraftık, halen daha tarafız.

Meseleye başından beri böyle bakıyorduk, böyle bakmaya da devam edeceğiz. Ama bir yandan algı operasyonu yapmaya çalışanlar, yangından 36 saat sonra belediyemizi zan altında bırakmak için 2007 tarihli, AK Parti döneminde verilen bir belgeyi servis ettiler.

Gerçek 2007 yılında AK Partili belediyenin verdiği uygunluk belgesiyle 2019'a kadar kanunda yazmadığı, görevi olmadığı için AK Parti Belediyesi'nin 12 yıl o oteli denetlememiş olmasıdır.

Yangın lokantadan çıktı deyip işi belediyeye yıkmaya çalıştılar. İşin denetiminin kimde olduğunu falan kapatmaya çalışıyorlar. Bakın bilirkişi raporunun gerekçeli sonucunda diyor ki; Bolu İl Özel İradesi Başkanı, yani vali, otele turizm işletmesi ruhsatı veriyor. Bakanlığın sorumluluğu var. Buradan bakanlığın adını çıkartmaya çalışıp belediyenin adını eklemeye çalıştılar. Sonra da bilirkişilere el çektirdiler. Bilirkişilere ve başsavcılara baskı yapıldığını, bakanlığın bu baskıda bulunduğunu Bakan Ersoy'a söyleyecektim ama o telefona çıkamadı. Raporu da yalanlayamadı, geldi korsan diyor. Neye korsan diyor o halde; raporu ele geçirmeye korsan diyor. Biz adaleti çalmanıza izin vermeyeceğiz."

ERDOĞAN'A SESLENDİ

Yangına ilişkin "Sorumlulardan hesap sorulacak" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel şöyle konuştu:

Sayın Erdoğan, hepimiz üzüldük ama siz yürütmenin başındasınız. Hepimizin içi yanıyor ama bu iki bakanı da atayan sizsiniz. Birbirlerini suçlayan, birbirlerini yalanlayan ve atadıkları, atadıkları şirketin, yetkilendirdikleri şirketin iki yılda bir gidip yangın güvenliği yaptığı, 15 Aralık tarihinde denetlettirdiğiniz ve eksik tespit edilmedi diye görevlendirilen şirketten yetki belgesi almış bu insanlar bir ay sonra cayır cayır yanıyorsa o otel, halen daha neyi bekliyorsunuz? Halen daha neyi bekliyorsunuz? Ben size söyleyeyim neyi bekliyorsunuz. Normalde istifa etmesi lazım. Bütün partiniz, bütün ülke bunu bekliyor. Ülkenin içinin rahatlaması, partinin de hiç olmazsa bu yükü sırtından atması lazım. Ama istifa etmiyor. Niye biliyor musunuz? Ağzından aktarıyorum: "Sağlık Bakanı'na istifa ettirdi mi de bana ettirecek? Ne oldu Yeni Doğan Çetesi?" diyormuş. Görevden almanız lazım size bunu telkin edenlere. Bülent Arınç televizyondan söylüyor ama yanınıza gelen giden herkes "görevden alın bunu" diyor.

Siz de diyormuşsunuz ki kongre var. Kongreden sonra parti yönetimini de bakanları da değiştireceğim zaten. O gün değiştiririz.

Bu yangının yükü partinin sırtına kalmasın. Yani bugün kendisini görevden alırsam yangındaki sorumluluğu benim atadığım bakanın sorumlu olduğunu kabul etmiş olurum. Bunun için şubatın sonunu bekleyelim, kabine revizyonunda bunu da değiştirelim.

Sonra da döner, bunu televizyonlarda, gazetelerde yangından dolayı değiştirildi dersiniz, partinin sırtına yük vurmamış oluruz. Ne kamu vicdanı önemli onlar için, ne kamunun çıkarı. Varsa yoksa partinin, sarayın, bu düzenin çıkarı.

Yazıklar olsun partinizin çıkarına da, lanet olsun düzeninize de sarayınıza da. İşte böyle günlerden geçiyoruz ve bir yandan da ülkeye neler yaşatılıyor, neler oluyor, bunları bir konuşmak, bir hatırlamak lazım.

Son günlerde artan gözaltı ve soruşturmalarda Özel'in gündemindeydi. Özel "Herkesi tedirgin eden bu ortam olmadan memlekette ne vardı bir hatırlayalım. Partimiz bu ülkenin kurucu partisi olmanın vasfının yanı sıra vatandaşları tebaa olmaktan çıkarıp eşit yurttaş haline getiren ve tüm yetkiler elindeyken memleketi kendi iradesiyle serbest demokratik seçimlere kavuşturan partidir" diye konuştu.

Açıklamasında İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek'i hedef alan Özel şunları kaydetti:

Sizin yaptığınız da, kötü niyetli, gözü dönmüş birisini İstanbul'un başına musallat etmektir.

Geçmişte FETÖ'nün savcısı Zekeriya Öz'e sahip çıkan, altına zırhlı araç veren Zekeriya Öz'ü bizzat onun görevini kendine tevdi edip ona kendini kalkan eden sonra da o sıçan gibi kaçan Zekeriya Öz'ün arkasından ağzına geleni söyleyen şimdi yeni Zekeriya Öz'ünü bulmuştur.

Bir göreve gelmek için devlette terfi etmek için iyi işler yapmak lazım. Onun iyi iş diye yaptığı Canan Kaftancıoğlu'na hepimizin gözü önünde 9 yıl önce atılmış tweetlerden siyasi yasak getirmek. milletin seçtiği milletvekili Enis Berberoğlu'nu meclis kürsüsünden kaldırıp Maltepe Cezaevi'ne götürmek. Partisinin genel başkanı iken Selahattin Demirtaş'ı alıp Edirne Cezaevi'ne hapsetmek. Gezi'nin Soma davasının can avukatı Hataylıların milletvekili seçtiği Can Atalay'ı hapse atmak, seçildikten sonra da dışarı çıkarmamak.

Gezi'nin avukatı Selçuk Kozağaçlı'yı Soma davasının ücretsiz can avukatı Selçuk Kozağaçlı'yı hapse atmak. Sözcü gazetesini yargılamak. Türk Tabipler Birliği'ni kapatmaya çalışmak. Sırrı Süreyya Önder'i yargılamak ve daha akla gelen, dile gelmeyen onca davayı başaran kişiyi alıp "aferin Akın" demişti. Artık yargıda yapacağını yaptın.

Seyyar bir giyotin olarak seni nereye gezdirdiysek orada adaleti katlettin. İnsanların adalet duygularını katlettin, o insanları vicdansızca hapsettin. Artık siyasete gel Akın dedi. Koşa koşa geldi. Kendi deyimiyle eskiden bakanlar siyasiydi, müsteşarları devlet adamı.

Şimdi bakanlar teknik, yardımcıları siyasi olacak diyen. Bütün bakan yardımcıları siyasi iken oraya oturttuğu kişiyi bir süre sonra İstanbul'da bir kötülük yapmak istediği için yapacağı kötülüğü onun kadar iyi yapacak kimse bulamadığı için kendi kendine şöyle söyledi. "Bir İstanbul'da bir akınım yok. Oraya bir akın düzenlemeliyim. Ve oraya ben bizim Akın'ı tekrar göndermeliyim." Bir hakim, savcı siyasete giderse bir daha görevine dönmez.

Çünkü artık siyasidir. Kendi ağzıyla siyasi bir makam bakan yardımcılığı dediği yere koyduğu kişiyi alıp tekrar İstanbul'a başsavcı yaptı. 9 Ekim günü göreve başladı. Bakın kendisinden beklenen performansa nasıl cevap veriyor.

30 Ekim'de Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer'e. 9 Kasım'da gazeteci Furkan Karabay'a. 13 Kasım'da Akut Başkanı Nasuh Mahruki'ye. 22 Kasım'da gazeteciler İsmail Saymaz, Fatih Altaylı'ya. 29 Kasım'da CHP Genel Başkanı olarak bana. 20 Aralık'ta gazeteci Özlem Gürses'e. 22 Aralık'ta İstanbul Barosu'na. 25 Aralık'ta Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'a. 13 Ocak'ta Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'a. 20 Ocak'ta Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın'a. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ.

Aynı gün İzmir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'na 24 Ocak'ta Ayşe Barım üzerinden çok sayıda sanatçıya ve daha dün 27 Ocak'ta İstanbul'daki yargı operasyonlarına aparat yapılan adı S.B, 8.938 bilirkişiden tesadüfen her seferinde İBB için dört kez üst üste görevlendirilen. Bu dönem için en acımasız raporları yazan geçen dönem sorulduğunda aklayan paklayan...

AYŞE BARIM AÇIKLAMASI: 'YENİ BİR CADI AVIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ'

Ayşe Barım'ın tutuklanmasını "yeni bir cadı avıyla karşı karşıyayız" ifadesiyle değerlendiren Özel "Sektörde tekelleşme, adam kayırmacılık konuşurken bir anda 'Ben orayla ilgilenmiyorum, sen 12 sene önceye Gezi'ye git' dediler. 12 sene sonra gelmiş Gezi'ye gidenlerden hesap soruyorlar. O günde Gezi'de olan sonra saraya yanlayan Yavuz Bingöl'den hesap sorma da yok. Gezi'de bulunanlara 'Siz devleti yıkmaya kalktınız' diyenlere hatırlatayım. Tayfun Kahraman; parti üyem, kardeşimdir. Çiğdem Mater de onunla beraber yıllardır hapis yatmaktadır. Tayfun Kahraman o ağaçları kestirmedik, kışla yaptırmadı, AKM yıkılsa da yerine AKM yapıldı, AVM yapılmadı. Ama şimdi bu ülkede devleti yıkmaya çalışmaktan suçlanıyor. O gün 'Gençler güzel bir cevap verdi' diyen bir MHP'li şimdi Meclis başkanvekili, diğerleri de Meclis'te yanlarında. Bunlara hiçbir şey olmayacak, o gün oradaki gençlerden Tayfun'dan hesap sorulacak öyle mi? Sizden korkan sizde beter olsun!"

'BAHÇELİ 15 TEMMUZ'DA EVDEN ÇIKMAYIN' DEDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu hedef alarak yaptığı açıklamada Gezi direnişini işaret ederek "Yüreğiniz yetiyorsa sokağa çıkın, ateşle oynamayı deneyin boyunuzun ölçünü alın" dediğini hatırlatan Özel "Birazcık utanmak, birazcık ar olur, bu lafları etmezsin. 15 Temmuz akşamı, hatta 16 Temmuz olmuş saat 2, bu kardeşiniz Meclis'te 'Darbecilerin karşısındayız' demişken, CHP'li vekillerimiz aynı çizgideyken, Bülent Tezcan ise halkı sokağa çağırmışken, Bahçeli bakın hangi açıklamayı yaptı? Bahçeli, 'Halkın sokağa daveti -Erdoğan ile Bülent Tezcan çağırdı ya- Türk askeriyle muhtemel bir çatışma içermesi söz konusudur. Hiçbir dava arkadaşım bu karanlık sürecin tarafı olmayacaktır' dedi. Buyrun tweeti silmemişler, MHP'nin resmi sitesinde de duruyor" diye konuştu.

BAHÇELİ'YE YANIT

Bahçeli'ye seslenen Özel şöyle konuştu:

Ey Sayın Bahçeli! 15 Temmuz akşamı sokaklarda dersinizi verdik diyorsun ya. 15 Temmuz'da FETÖ'ye dersini veren kahramanlara saygıyla önünde eğiliyorum. O iradenin arkasında duran bir tanesi bile darbeci Fettullah'tan medet ummayan, en rahatsız olduğu Erdoğan'a bile darbe yapıldığında demokrasiyi savunan kahraman Cumhuriyet Halk Partililerin yediği yakasına döktüğü senin yediğinden fazladır. Onların yakasına döktüğü senin yediğinden fazladır. Sen mi sokakta hesap sormuştun?

'YENİ YÜRÜYÜŞÜN İLK GÜNÜDÜR'

Yol haritasına dair beklenen açıklamayı yapan Özel şu ifadeleri kullandı.

Takvimi başlatıyoruz ve yeni bir çağrı yapıyoruz. Bugün bu kötülüğe karşı, bu vicdansızlığa karşı, bu gözü dönmüş adaletsizliğe, gözü dönmüş güç zehirlenmesine karşı demokrasiyle geldiği koltuğu kötülükle, şiddetle bırakmamak isteyenlere karşı yeni yürüyüşün ilk günüdür.

Bugün başlatacağımız yürüyüşle sandık görevlilerinin teker teker tespitinden, sandıkta bir tane oyu çaldırmamak için daha önceki yerel yönetim tecrübelerimizle, genel seçim tecrübelerimizde aldığımız derslerle, edindiğimiz deneyimlerle sandığı korumaktan, sandığı kurmaktan sonlanma aşamasına geldiğimiz partimizin programını bir iktidar programına dönüştürmekten, bir hükümet programını ilan etmekten bu kötülüğün karşısına dimdik dikilecek Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemeye kadar yeni bir sürecin ilk günündeyiz.

Bugün başlıyoruz. Önümüzdeki süreç içinde Şubat, Mart ve Nisan aylarında biraz önce bahsettiğim tüm hazırlıklarımızı tamamlayarak bu kötülüğün karşısına daha önce de dediğimiz gibi 2025 yılında sandık geliyor. Biz hazırız demek için örgütümüzle, sandık görevlilerimizle, propaganda malzemelerimizle ve adayımızla birlikte biz hazırız demek için bugün başlıyoruz. Adayı bir partinin genel başkanı olarak ben değil bir partinin parti meclisi olarak seçilmiş organımız değil. Elbette partinin vereceği önemli kararı tatbik edecek grubun bir mensubu olarak hepimiz. Ama sayıları 1.600.000'e yaklaşan bugün tweet atmaya insanların korktuğu. Bugün mülakatlarda partiye göre işsiz bırakıldığın, diplomanın yok sayıldığı. Sosyal yardımların bile parti aidiyetine göre bakılıp aç bırakıldığın, soğukta bırakıldığın bir süreçte Atatürk'ün partisine kayıtlı 1.600.000 cesur yürekle birlikte. Ben Cumhurbaşkanı adayımı belirlemek istiyorum diyen herkese söylüyorum. Bugün ilk gündür. Resmi açıklama yapılıp günden güne tarih belirlendiğinde o günden sonra artık gelenler oy kullanamayacaklar. Emeklilere, emekçilere, yoksullara ve bilhassa gençlere sesleniyorum. Sizler bundan sonraki Cumhurbaşkanını Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini Cumhuriyetin 2. yüzyılının ilk seçiminde iktidar yapacak Cumhurbaşkanını belirlemeye var mısınız?

Gündem Haberleri