İkinci İmralı görüşmesinin ardından Öcalan’dan ilk mesaj
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM açılışındaki çağrısının ardından, DEM Parti heyeti 28 Aralık ve 22 Ocak tarihlerinde İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan’la iki görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeler, özellikle Türkiye'nin iç siyaseti ve Kürt sorununun çözümüne dair önemli mesajlar taşıyor. Öcalan, yaptığı açıklamalarla hem devlet yetkililerine hem de kamuoyuna çözüm önerilerini sundu.
ÖCALAN'DAN BARIŞ İÇİN DEMOKRASİ ÇAĞRISI
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partilerinin grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın mesajlarını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan, Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini vurgulayarak, “Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için bekle-gör politikalarına başvurulması büyük bir hatadır” dedi. Öcalan, çözümün demokratik hukuk zemininde bulunacağına dair kararlı bir duruş sergileyerek, şiddet yerine barışçıl bir yol haritası sunmaya hazır olduğunu belirtti.
KRİZLERİN ÇÖZÜMÜ İÇİN DEMOKRASİ ZEMİNİNE ÇAĞRI
Öcalan, Türkiye'nin içinde bulunduğu krizler karşısında, toplumsal huzurun sağlanabilmesi için demokrasi ve hukuk zeminine geçiş yapılması gerektiğini ifade etti. “Beka kaygılarının öne çıkarılması, işçilerin ve emekçilerin alın terinin güvenlik politikalarına harcanması, yoksulluğun artması ve sömürünün yaygınlaşması gibi sorunlarla karşı karşıyayız. Bu kısır döngüden çıkmanın yolu bellidir,” diyen Öcalan, sürecin demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISININ ETKİSİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Kasım’daki grup toplantısında, DEM Parti ve Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeleri olumlu bir adım olarak değerlendirmişti. Bahçeli, İmralı ile DEM grubu arasında yüz yüze temasın yapılması gerektiğini ve bu teması desteklediğini belirtmişti. Öcalan, Bahçeli'nin yaklaşımını olumlu bulduğunu ve devlet aklıyla buluşmasının barışa hizmet edecek bir çıkışa vesile olabileceğini ifade etti.
ADALET BAKANLIĞI'NDAN YANIT BEKLENİYOR
DEM Parti milletvekilleri, Abdullah Öcalan’la görüşmelerini sürdürebilmek için Adalet Bakanlığı’na başvurmuştu. Bakan Yılmaz Tunç, başvuruya ilişkin olarak, “müsait bir zaman” ifadesini kullanmış ve görüşmelerin bir süre daha ertelenebileceğini belirtmişti
